Tortum İlçesi,Tarihi,Nüfusu ve Tortum Şelalesi

Tortum
Türkiye’nin Erzurum ilçesi

Tarihçe;

İspir’den Erzurum’a giden yol ile Narman ve Oltu vadisini doğuya bağlayan bir kavşak konumunda olması sebebiyle önemli bir yere sahip olan Tortum’un, tarihi oldukça eskiye dayanmakta ancak yörede ilk yerleşimin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber Tortum yakınlarında yapılan Arkeolojik araştırmalar, yörenin Prehistorik bir yerleşme özelliği sergilediğini ve Karaz Kültürü’ne dahil olduğunu göstermektedir.

Antik kaynaklarda Tortum yöresi Taokhlar ülkesi sınırları içerisinde gösterilmektedir. Ksenophon, Taokhlar’ı tüm yiyeceklerini içine depoladıkları müstahkem mevkilerde oturan topluluk olarak tasvir etmektedir. Bizans İmparatorluğu döneminde Theodosiopolis Theması’nın kuzey kısmını oluşturan Tortum yöresi, 662 yılında Arapların Erzurum ve çevresini fethi ile gündeme gelmiştir.

1080 yılında Bizans’tan alınan yerleşim Saltuklu topraklarına katıldı. Saltuklu Beyliğinin yıkılmasından sonra yörede Gürcü beylerinin hakimiyeti başladı. 1284 yılında Anadolu Selçuklu Devleti egemenliğine girdi. Daha sonra yeniden Gürcü hakimiyeti görülen Tortum ve çevresinde Timurlular topraklarına katıldı. Timurlular’ın bir süre sonra çekilmesiyle bölge Karakoyunlu ve Akkoyunlu mücadelesine sahne oldu. 1458’de Akkoyunlu egemenliğine giren yerleşim 1467 yılında ilk defa Osmanlı topraklarına katıldı. Ancak kısa süre sonra Gürcüler yeniden Tortum ve çevresinde hakimiyet kurdu. Daha sonra Gücü beyleri ile Osmanlı arasında sıklıkla el değiştiren yöre 1537 tarihinde Osmanlı tarafından tekrar ele geçirilmiştir. 1549 yılındaki Gürcistan seferi ile kesin olarak Osmanlı egemenliğine dahil olmuştur.

Osmanlı hakimiyetine giren Torum, 17. yüzyıl sonlarına kadar Erzurum Eyaletinin sancağı oldu. 19. yüzyılda bazen İspir kazasına bağlı bir nahiye merkezi olan Tortum, bazen de Erzurum’a bağlı bir kaza olarak kaydedilmiştir. 19. yüzyıl sonlarında yapılan idari düzenleme neticesinde İspir kazasının bir nahiyesi olarak Bayburt sancağına bağlanmıştır. Ancak hemen sonrasında halkın talebi üzerine kaza statüsüne çıkarılarak Erzurum merkez sancağına bağlandı.

Tortum şehrinin merkezi önceleri Tortumkale mahallesi olup,daha sonra (Nihah) mahallesi olmuştur. Tortum,adını aynı isimle anılan çaydan almaktadır.

Coğrafyası

İlçe Erzurum’un kuzeyinde Karadeniz bölgesinde 1467 km²lik bir alana kurulmuş olup, Erzurum ili Oltu, Pasinler, Narman, İspir, Yusufeli ve Uzundere ilçeleri ile çevrilidir.Dar ve uzun bir vadi üzerine kurulan ilçenin arazi yapısı oldukça dağlık ve kırıktır. İlçenin denizden yüksekliği 1450 m dir. Tortum, Karadeniz bölgesinin Doğu Karadeniz bölümü sınırları içinde Tortum çayı vadisinde kurulmuş bir yerleşim alanıdır. Güney ve Batısında karasal,Kuzey ve Doğusunda nispeten Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Erzurum’a 52 km mesafededir. Dağlık bir arazi yapısına sahip olmasına rağmen Tortum çayı çevresinde kurulan köyleriyle vadi içindeki cenneti andırır. Önemli iki sıradağı vardır. Bunlardan birisi Tortum Çayı vadisinin doğusunda uzanan ortalama 3000 metre yüksekliğinde olan Akdağ ve Mescit Dağı’dır.Tortum isminin Kaynaklarda; “Tortomi”, “T’orto’m”, “Tortoman”, “Tartum”, “Torcon” benzer ama farklı yazılışlarda göze çarpmaktadır. Kelimenin kökü “Tor”’dur. Bu da Mesxiler ile birlikte Gürcü kaynakların da zikredilen Tor kabilesinden, onların yerleştikleri bölge ve kale adı olarak günümüze kadar varlığını sürdürebilmiştir.Ayrıca “Tori”, Tiflis bölgesinde “Qori” kazası’nda bir kentin adıdır. Osmanlı kaynaklarında ise “Sengistân” / dağlık- taşlık yer olarak kaydedilmiştir.

İlçede nüfusun etnik köken dağılımı ise şöyledir.İlçe genelinde Kıpçak Türkleri)[7] oldukça kabarık bir nüfus oluşturur. Geri kalan nüfus ise Rize ilinin İkizdere ve Çamlıhemşin ilçelerinin dağlık kesimlerinden 1850’li ve 1920 yılları arasında,göç edip ilçenin özellikle kuzey batı kesimindeki; Serdarlı-Ödhük, Çataldere-Korker, Uzunkavak, Gökdere, Yağcılar, ve Karlı-Norxşen gibi köylerine yerleşen Hemşinliler’den oluşmaktadır.

Kültür, Turizm ve İklim

Norşin Şapeli, Serdarlı, Ödük
Kültürel anlamda Tortum çok renkli bir yapıya sahiptir.ilçede,Kafkas kültürü, Erzurum (Dadaş) kültürü, ve Doğu karadeniz (Hemşin) kültürü ve yaşam tarzı hakimdir.ilçe merkezi ve köylerinde Davul,Zurna,Tulum ve Kaval gibi yöresel enstürmanlar çalınır. Geleneksel halk oyunları ise Bar oyunları ve Horon’dur.Yörede yapılan yemek kültüründe ise Kafkas ve Karadeniz kültürünün yoğun etkisinden dolayı hamur işi ön plandadır.(Tandır kete’si,Hemşin kete’si,Sini ketesi, Kuymak, Gaygana, Hıngel, Seron, Kavod), gibi.

Kültürel eğlenceler,özellikle 1980 ve 1990,lı yıllara kadar Hemşinliler’in yaşadıkları köylerde; Noel ve Yılbaşı kutlama, (Bubulik) oynatma, Karakoncoloz oynatma ve Yayla’ya göç şenlikleri gibi,geçmiş kültürlerine özgü adet ve gelenek’ler yöredeki Hemşinliler tarafından yaşatılmıştır.Günümüzde bu eski kültürel değerler kentlere göçten sonra maalesef hepten yok olmuştur.

Her yıl ilkbahar döneminde Tortum un Pehlivanlı beldesi (Vihik)’de ve Tortum merkezde festival havasında yapılan Türk ata sporu Karakucak güreşi’de yöre halkından yoğun ilgi görmektedir.ve yörede yıllardır yapılan bu spor etkinliği birçok Güreş’çi yetişmesine sebep olmuştur.

Unutulmaya yüz tutsada yöredeki Türk kültürü’nde ise,bir kuşak öncesine kadar varlığını koruyan,ziyaret yerlerinde dilek tutmak, bazı kutsal sayılan ağaçlara bez bağlamak, aynı şekilde bazı yerlerdeki sulara madeni eşya ve para atıp dilek tutmak gelenekleri de eski Türk kültürünün izlerini taşımaktadır.

Son yıllarda Cağ kebabı adı verilen (eski ismi Bico) keçi ve koyun etinden yapılan et yemeği ise Tortum yöresine ve Artvin/Yusufeli) Kafkas kültürüne has bir lezzettir.İlçede belli başlı mevcut tarihi eserler şunlardır;Tortum Kalesi,Hahuli Manastırı,Öşvank kilisesi,tarihi su kemerleri,ve halen daha kazı çalışması yapılmamış Neolitik döneme ait ,Höyük’ler ve yörede sıkça rastlanılan Şapel’ller ve köprüler’dir.

İlçe Karadeniz bölgesinde olması sebebiyle,Doğu karadeniz iklimi görülür.İlkbahar yağışları boldur,sıkça sel felaketi yaşanmasına sebep olur.Ayrıca yüksek kesimlerde karasal iklimde mevcuttur.İlçedeki önemli akarsular ise şunlardır tortum çayı ve kaynağını mescid dağlarında bulunan göllerden alan (ödük) deresidir.bu iki akarsuda Çoruh-(çorohi), nehrine karışmaktadır.Vadiler boyunca yeralan köyler,ormanlık alanlar ve meyve bahçeleri eşsiz güzelliklere sahiptir. Tortum çayında yapılan Rafting organizasyonları ve ilçe’nin en kuzey ucunda yeralan Tortum gölü ve Tortum Şelalesi eşsiz tabii güzelliği ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir.

Ekonomi

Tortum Cağ kebabı / Eski adı ile (Bico)
Erzurum un en iyi yeşil ve orman’lık alanları burada yer almaktadır. Geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır, Hayvancılık başta gelir. Özellikle yaylacılık yöre halkı için önemlidir. Tarım ise meyve bahçelerinde meyve üretimi yaparak gerçekleştirilir. Vadi tabanlarında yeralan kesimlerde meyvecilik ve sebze ekimi yapılır.Son yıllarda modern usullerle yapılan meyvecilik gelişme kaydetmiştir.Ayrıca son yıllarda seracılık’da artış göstermiştir. Arıcılıkta önemli bir paya sahiptir. Fakat ilçe son 25 yıldır yoğun bir şekilde dışarıya göç vermiştir. Arazi şartlarının uygun olmaması ilçe halkının büyük çoğunluğunu gurbetçiliğe zorlamıştır. Tortumlu’lar genelikle İstanbul, Bursa, İzmir, Kemalpaşa) ve Erzurum merkeze göç etmiştirler. Kentlerde; resmi kurumlarda memurluk ve işçilik, esnaflık olarak da Tesisatçılık, Fırıncı’lık, Restaurant, vb. sektörlerde iş yapan tortum insanı çok çalışkandır, örneğin; Erzurum cumhuriyet caddesindeki 1920 yılından beri hizmet veren meşhur (Tufan-Restaurant) ve Kongre caddesinde bulunan meşhur (Hemşin-Karafırını) Tortumlulara aittir. Erzurum ve Türkiye deki birçok ünlü Cağ kebabı yapan salon ve lokantalar’ın büyük bir kısmı Tortumlular’ın işletmesinde’dir.

Tortum Şelalesi

Erzurum/Tortum Tortum Çayı’nın üzerinde oluşan Tortum Gölü’nün sonunda bulunan bir şelaledir.

Tarihi oluşumu

Tortum Şelalesi, 1700’lü yılların ortalarında bugünkü Balıklı Köyü batısında bulunan bir dağın heyelan sonucu Tortum Çayı’nın önünü kapatmasıyla oluşmuş bir şelaledir. Tortum Şelalesi, Tortum gölü’nün Tev Vadisi ile gölün kuzey ucu arasındaki heyelan kütlesini aşarak dökülmesiyle oluşmaktadır. Tortum şelalesi’nin döküldüğü akar yatağa yakın dirençli kireç taşı katmanları üzerinden geçmektedir. 22 metrelik genişlikten ve 48 metre yükseklikten düşmektedir. Düşen sular, üstte gökkuşağı, altta koca bir dev kazanı meydana getirmektedir. Ayrıca bu göl bir doğal anıttır. Erzurum’un Uzundere ilçesinde bulunmaktadır.

Bölge halkı, şelale ve turizm

Çevre halkı şelaleye öz Türkçe karşılığı olarak “sudökülen” demektedir. Bölgenin en önde gelen ziyaretçi kitlesini Atatürk Üniversitesi’nin Diğer bölgelerden gelen öğrencileri oluşturmaktadır. Bunun yanında Tortum Şelalesi Uluslararası Turizm’e de açık bir alandır ve yabancı turistleri de ağırlamaktadır.

Hidroelektrik santrali

Tortum Şelalesi’ne 1952-1960 yılları arasında hidroelektrik santrali yapılmış ve Türkiye’nin elektrik ihtiyacına katkıda bulunmaya başlamıştır.

Tortum Şelalesinin Özellikleri

Şelalenin bulunduğu bölgede ziyaretçiler için piknik alanı ve hemen şelalenin altına inen merdivenlerin üzerinde Demir korkuluklu İzleme Balkonu bulunmaktadır. Merdivenleri takip ederek Şelalenin altına inilebilir ve diğer taraftaki merdivenleri takip ederek yukarıya çıkılabilmektedir. Şelale bahar aylarında balkon izleyicilerini ıslatmaktadır. İzleyenlere doğa ile iç içe bir ortam yaşatan şelale özellikle doğa tutkunları için hayranlık uyandıracak görüntüler barındırmaktadır. Tortum Şelalesi bir rivayete göre izleme merdivenlerini şelale tarafından inip, elektrik santrali tarafından çıkanlarda nefes darlığı ve kalp rahatsızlıkları görülmüyormuş.

İbrahim SU

Güncel Teknoloji Haberleri

Erzurum Kına Organizasyonları